SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ VE TARİHİ

SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ VE TARİHİ

Büyük Selçuklu Sultanı Alp Arslan‘ ın Malazgirt Savaşı’ nı kazanmasından sonra, Moğol İstilası’ ndan dolayı Orta Asya’ dan göç eden Türk kavimleri için yeni toprak arayışları başlamıştı. Alp Arslan, bu Türk boylarının yeni topraklar edinmesi ve Anadolu’ nun hakimiyetini de elde etmek amacıyla, bu kavimlerin Büyük Selçuklu Devleti’ ne bağlı kalmak şartıyla Anadolu’ da yeni bölgeler ele geçirmelerine izin vermiştir. Bu Oğuz Boylarının içinde Süleyman Şah da bulunmaktaydı. Süleyman Şah, yeni yurt arayışı sırasında, Suriye’ nin Halep şehri dolaylarındaki Caber Kalesi bölgesine gelir ve buradaki Fırat Nehri boylarına yerleşir. Daha sonra yeni yurt arayışlarına tekrar çıkarken, Fırat Nehri’ nin karşı tarafına geçmek isterken, iki askeriyle birlikte atdan düşerek Fırat Nehri’ nde boğulur. (1227)

Süleyman Şah’ ın ve iki askerin naaşları Caber Kalesi eteklerinde bir kümbete defnedilir. Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’ nde, bölgeye bir türbe yaptırılır ve “Türk Mezarı” olarak adlandırılır. Osmanlı İmparatorluğu yıkıldıktan sonra Türbe ve Caber Kalesi, Fransız Suriye Mandacılığının elinde kalır.

20 Ekim 1921 tarihli Ankara Antlaşması ve 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Antlaşması gereğince, Fransız hükümeti, Türkiye’ nin bu bölgede asker bulundurma ve bayrak dikme hakkını kabul etmiştir. 1968 yılında, Suriye Hükümeti, Tabka Barajı projesini başlattı ve türbenin bulunduğu yerin 1973 yılında baraj sularının yükselmesiyle sular altında kalacağı yönünde Türk Hükümeti’ ne nota vermiştir. Bunun üzerine Türk Hükümeti de Keban Barajı’ nın kapaklarını kapatarak, Fırat üzerinden Suriye’ ye su akışını engellemiştir. Ancak 1973 yılında çift taraflı anlaşmayla Süleyman Şah’ ın naaşı bu bölgeden alınarak, Halep yakınlarındaki Karakozak Köyü’ nün yakınlarına defnedildi ve buraya Süleyman Şah Saygı Karakolu inşa edildi.

 

  • Site Yorum

Bir yorum bırak