HİDRELLEZ

HİDRELLEZ BAYRAMI

Halk arasında yaz mevsiminin başlangıcı sayılan altı Mayıs günü bir bahar bayramı olarak kutlanır. Hidrellez, Hidrellez bayramı gibi isimlerle hatıralan bu günde kırlara çıkılır, eğlenceler tertip edir.

Önceden halk arasında “çoban takvimi” diye adlandırılan mevsim hesabına göre “Hızır” ve “Kasım” günleri olmak üzere ikiye ayrılırdı. Kışın ilk günü sayılan Kasım, sekiz Kasım’da; yazın ilk günü sayılan Hızır ise altı Mayıs’ta başlardı. Müslümanlar arasında yaygın bir inanca göre Hızır ve İlyas ölümsüzlüğe ulaşmış 2 peygamberdir. Her sene altı Mayıs’ta bir araya gelirler ve dilekte bulunanların amaçlarının gerçekleşmesi için yardımcı olurlar. Güne ismini veren Hızır ve İlyas halk arasında giderek “Hidrellez” biçimine girmiştir.

Hidrellez kutlamaları son zamanlarda daha önceki canlılığını yitirmişse’de ekseriyetle köy ve kasabalarda yaşatılmaktadır. Halk Hidrellez’den önce kimi hazırlıklar yapar. Hane, üst baş temizliği, giyim, yiyecek ve içecek hazırlıları bunların başlıcalarıdır. Bu aralar haneler, bağlar, bahçeler temizlenir, kıştan kalan her türlü fazlalık ortadan kaldırılır. Haneler badana edilir, aile fertlerine, bilhassa çocuklara yeni elbiseler alınır.

Hidrellez Bayramı sıhhat, şifa, talih, nasip açma, mal, mülk ve bilhassa hane istekleriyle alakalı dualar, yakarışlar ve fark büyülere müracaat edilmesiyle ayrı olarak renk kazanır. Hidrellez gününün sıhhat ve şifa getireceğine inanıldığı için kırlardan toplanmış yeşil yayılır, kuzu eti veyahut kuzu etiyle hazırlanmış yemekler yenilir, kır çiçekleri kaynatılarak suyu içilir. Hidrellez gecesi göl ve akarsulara girerek yıkanmak da aynı emele yöneliktir. Kırlarda yakılan ateşlerin üzerinden atlamak, yeşil otların üzerinde yuvarlanmak gibi davranışlara da senesi sıhhatli geçirmek emeliyle müracaat edilir.

Hidrellez günü tertip eden eğlenceler arasında genç kızların ve kadınların talih ve nasiple alakalı merasimleri de vardır. Niyet çekme olarak da bilinen bu merasimlerde Hidrellez’den bir gün önce gül ağacının dibine içi su dolu bir çömlek konulur. Genç kızlar düğme, yüzük gibi kendilerine ait olduğu belli olan bir eşyayı niyet tutarak bu çömleğin içine atarlar. Ağzı yemeniyle bağlanan çömlek sonrası sabah açılır. Çoğunlukla bir çocuk elini daldırarak, bu çömlekten rastgele bir şeyi çıkarır. Bu sırada topluluk içerisinde en çok mani bilenlerden biri makamla manisini okur. Okunan manide geçen sözler, çömlekten çıkan eşyanın sahibi olan kızın üzerine söylenmiş sayılır. Nasibi çıkmayanın başının üzerinde ise nasibinin açılacağı inancıyla kilit açılır.

hidrellez

 

  • Site Yorum

Bir yorum bırak