Çay Kullanımının Tarihi

ÇAY KULLANIMININ TARİHİ

Çay bitkisinin yapraklarından bir içecek hazırlamayı ilk düşünen Çinliler’dir. Bir efsanede Çinliler’in ilk kez MÖ 2700 yıllarında çay yapraklarını suda haşlayarak içmeye başladıklarından söz edilir. Ama MÖ 4. yüzyılda yazılmış bir Çin sözlüğünde bu terim yer aldığına göre en azından o zamandan beri çayın bilindiği kesindir. MS 5. yüzyıl sonlarında Japoya’ya da tanıtılan çay Avrupa’ya 17. yüzyılda getirildi. özellikle İngiltere’de çok tutuldu. O günden bu yana İngilizler gelenekselleşen çay tutkularını yitirmediler. Çay ABD tarihinde de önemli bir rol oynadı. İngilizler’in 1773 yılında çıkardığı Çay yasası, Amerikan Bağımsızlık Savaşı‘nı başlatan ve Boston Çay partisi olarak bilinen olaya yol açtı.

Çin çayının büyük bir bölümü SSCB’ye satılır. Trans-Sibirya demiryolu yapılmadan önce, Çin’de üretilen çay deve kervanlarıyla uçsuz bucaksız Mançurya, Moğolistan ve Sibirya topraklarından geçerek Rusya’ya gelirdi. Bu uzun yolculuk için, ince toz haline getirilen çay buharla nemlendirilir, tuğla gibi bloklar biçiminde sıkıştırılır ve taze hayvan derilerine doldurulurdu. Yaş deri tulum kuruyup daraldıkça çay sıkışıp sertleşerek deve sırtında kolayca taşınıyordu. Günümüzde bile SSCB’nin çoğu yöresinde bu tür blok çay çok tutulmaktadır. Levhalar halinde sıkıştırılmış çay ise Mançurya’da, Moğolistan’da ve Sibirya’nın bazı bölgelerinde para yerine de kullanılırdı.

Çin çayı gene aynı biçimde kalıplanmış sert bloklar halinde, çölleri ve dağ geçitlerini aşan 1.600 kilometreden fazla bir yol üzerinden Tibet’e de yollanır. Eskiden yılda bir kez yapılan bu uzun yolculukta taşınan çayın büyük bir bölümünü Çin hükümeti’nin Tibet’teki lama manastırlarına armağan olarak gönderdiği çaylar oluştururdu. Tibetliler bu çayları çorba yapımında kullanır. Bloklardan koparılan parçalar şehriye ve tereyağıyla birlikte kaynatılıp kaşıkla içilir.

Japonya’da ise çay törensel bir içecektir. Çay töreninde dört beş kişilik bir konuk grubu özel bir çay odasında ağırlanır. Konuklar ellerini yıkayıp ağızlarını suyla çalkaladıktan sonra, ancak diz üstü çökülerek geçilebilen alçak bir kapıdan bu odaya girerler. Tören için özel kaplarda hazırlanan çaylar içilmeden önce genellikle şekerleme yenir. Eski bir dinsel törenden kaynaklanan bu töre günümüzde de geleneksel düzeni içinde sürmektedir.

 

  • Site Yorum

Bir yorum bırak