Bermuda Şeytan Üçgeninin Sırrı

Bermuda Şeytan Üçgeninin Sırrı

20. yüzyılın en esrarengiz olaylarının geçtiği yer olarak bilinen Bermuda Şeytan Üçgeni, Atlas Okyanusu’ nun batı kıyılarında bulunan, 300 civarında mercanadadan oluşan Bermuda Adaları’ nın olduğu bölgededir. Özellikle 20. yüzyılda, uçak ve gemi yolculukları esnasında, bu ada yakınlarında rotadan çıkan gemilerin ve uçakların esrarengiz bir biçimde kaybolmaları, ardından da arama kurtarma görevleri esnasında kullanılan gemilerin de ortadan kaybolması, bütün dünyanın dikkatini bu yöne çekmişti. Bu sebeple bölge uzun süre  “lanetli yer“, “şeytan üçgeni” gibi isimlerle anıldı.

Bölge, Atlas Okyanusu’ nun 500 bin milkarelik bir alanını kapsar ve kuşbakışı görünümde Miami, Puerto Rico ve Bermuda sınırları içerisinde yer alan, haritadaki görünümü ise üçgen şeklini andıran bir bölge olduğu için coğrafi kaynaklarda Bermuda Şeytan Üçgeni adını almıştır. 20. yüzyılda batan gemiler ve düşen uçakların sayısı 1000′ i aşmış durumdadır bu bölgede.

İnsanlar çok uzun süre, denizin dibinde devasa büyüklüklerde mıknatıs maden kaynaklarının olduğuna ve bu kaynakların oluşturdukları manyetik alanın etkisiyle havadaki uçakların bu çekim gücüne dayanamayarak elektronik sistemlerinin imha olduğuna ve düştüklerine inandılar. Fakat gemilerin neden suyun dibine çekildiklerine dair net bir çözüm bulunamamıştı. Çünkü bölgede yapılan ölçümlere göre, normalin üzerinde manyetik güce rastlanmamıştı. Bu da gemilerin nasıl battığı sorusuna bir cevap getiremiyordu.

Olayların görgü tanıklarının söylediklerine göre, deniz yüzeyinde beyaz bir su tabakası oluşuyordu. Bu sebepten dolayı robot kameralı sistemler üretildi ve derin dalışlar yapıldı. Bu dalışlardan elde edinilen bilgiye göre, suyun tabanında çok büyük bir beyaz örtü olduğu ortaya çıktı ve batan gemi ve uçak enkazlarının hepsi burada bulundu. Bu beyazlığın sebebi bugün açıklanamamış olmakla birlikte, en kuvvetli teoriye göre, suyun altındaki büyük doğalgaz kaynağından çıkan gazların, yüksek basınç ve düşük su sıcaklığının etkisiyle katılaşıp beyaz hidrat parçacıklarına dönüşmesi olarak açıklanıyor.

Bölgeden “Gulf Stream” sıcak su akıntısının içeriğindeki hidrat parçacıkları sıcak su akıntısıyla karşılaşınca, eriyip su yüzeyine hareket ederler ve binlerce metreküp doğalgaz denize karışmış olur. Bu sebeple suyun yoğunluğu çok büyük oranda azaldığı için, bölgeden geçen bir gemiyi kaldıramaz ve gemi batar. Sıcak suyun etkisiyle hidrit parçacıklarının erime süreci biter ve beyaz su örtüsü de yok olur. Bundan dolayı gemi çok ani bir şekilde gözden kaybolur.

Su yüzeyinden gökyüzüne doğru hareket eden gazlar, havadaki yoğunluk dengesini de bozduğu için, uçaklar hava tabakasından yeterli sürtünmeyi alamazlar ve irtifa kaybederler. Doğalgaz molekülleri havadaki oksijeni tuttukları için, uçağın motorları yanma için gereken oksijeni alamazlar ve birdenbire dururlar.

Bermuda Şeytan Üçgeni‘ nde, dikkatleri en çok çeken olay; “Flight 19” Amerikan Savaş Uçağının beraberindeki Grumman IBM Florida Avenger tipi uçakla kaybolmasıydı. Bu uçaklar, 5 Aralık 1945 tarihinde saat 14:00 civarında Amerikan donanma üssünden ayrıldıktan sonra, pilotlar hava şartlarının çok uygun olduğunu söylemişlerdi.

Fakat üçgene geldikleri zaman birdenbire sinyal kesilmişti. Büyük bir deniz uçağı arama çalışmaları için uçakların kayboldukları bölgeye doğru yol aldı. Orada alınan bir sinyal kısa bir süre içinde kayboldu. Aynı gün bir kaç saatte 6 uçak daha yok oldu. Bunun üzerine tarihin en büyük arama kurtarma çalışmaları başlatıldı. Ancak uçaklara dair en ufak bir iz dahi bulunamadı.

Bermuda Şeytan Üçgeni’ nin sırrı çözülmüş, fakat tam olarak kökeninin ne olduğu bilinmemektedir. Çünkü özellikle bölgeye gelen gemiler beyaz su tabakasının üzerine geldikleri zaman, adeta orada hiç yokmuş gibi birdenbire gözden kaybolurlar. Bu da mistik olayların meydana geldiğini düşündürür. Ancak çalışmalar bugün de büyük özveriyle devam etmektedir ve birgün Bermuda’ nın sırrı da çözülecektir.

  • Site Yorum

Bir yorum bırak