Avrupa Eğitim Sistemi

Avrupa Eğitim Sistemi

Avrupa’da uygulanan eğitim sistemleri, dünya genelindeki ortalamaların oldukça üzerinde standartlar içermekle birlikte, kendi içerisinde, farklı uygulama örnekleriyle de, çeşitlilik arz etmektedir. Süre bakımından, en kısa zorunlu eğitim uygulamasının, 8 yıl olarak göze çarptığı Avrupa ülkelerinde, en uzun zorunlu eğitim süresi ise, 12 yıl ile Portekiz ve Hollanda’da bulunmaktadır.

Avrupa ülkelerinin çoğunluğunda 6 yaş olarak uygulanan eğitime başlama, okul öncesi eğitim sürelerini, zorunlu eğitim süresine dahil eden uygulamalarda ise, 5 yaş’a gerilemektedir. Avrupa Birliği dahilindeki tüm uygulamalarda, kesintisiz devam eden zorunlu eğitim süreleri için, birkaç ülke ile sınırlı olmak kaydıyla, istisnai uygulama farkları söz konusudur. Örneğin, Avusturya ve Almanya, mesleki eğitime ve yeteneğe göre yönlendirmede kolaylık sağlaması gerekçesiyle, zorunlu eğitimi 4+4+4 yıl olacak şekilde uygulamaktadır. Toplamda 12 yıla ulaşan bu sistemde, notlardaki başarı seviyelerine göre yönlendirme yapılmakta olup, belirli bir not ortalamasının altında kalan öğrenciler, Hauptschule adı verilen ikinci kademe ortaokullara devam ettirilirken, daha yüksek ortalamaya sahip öğrenciler, bir üst kademe olan, Realschule isimli okullara devam etmektedir. Sistem, öğrenme zorluğu çeken öğrenciler için ise, özel öğretim tekniklerinin uygulandığı, Sonderschule okullarına yönlendirme yapmaktadır.

Kendine özgü ve mesleki uzman yetiştirmeye yönelik özellikleriyle öne çıkan Almanya ve Avusturya’nın yanı sıra, yine bir Avrupa Birliği ülkesi olan Finlandiya’da ise, bambaşka bir eğitim sistemi uygulaması gerçekleştirilmektedir.  Finlandiya sisteminde, sınav, dershane, merkezi sınav ve yerleştirme gibi alışageldiğimiz türden uygulamalar bulunmamaktadır. Tamamen öğrenmeye dayalı olan sitemin bir başka ilginç özelliği ise, öğrencilerin bazı dersleri farklı yaş gruplarıyla birlikte almasıdır. Bu dersler sayesinde, öğrenme faaliyetleri ile iç içe, toplumsal uyum sağlama uygulamaları gerçekleştirilmektedir. Öğretmen olabilmenin ciddi bir çaba ve başarı gerektirdiği sistemde, amaç, ezbercilikten tamamen uzaklaşmış, özgür, düşünen, yorumlayan, sorgulayan ve çözüm üreten bireyler yetiştirmektir. Öğretmenlerin özgürce uygulamalar yapabildiği sistemde ödevler, öğrencilerin kabiliyetlerine ve öğrenme özelliklerine göre farklı biçimlerde verilmektedir.

Genel olarak serbest kıyafet uygulamasının benimsendiği Avrupa Eğitim Sistemi dahilinde, 4 yıllık ilk öğretim süresini başarı ile tamamlayan öğrenciler, liseye geçişi direkt olarak gerçekleştirmektedirler. Başarısız öğrenciler içinse, öğretmenlerin yönlendirmelerine göre, mesleki eğitim verilen liselere veya ortaokullarda, devam programları uygulanmaktadır. Ortaokulu bitiren öğrenciler, liseyi okumaya hak kazanırken, mesleki okulu bitiren öğrenciler, ilgili mesleği icra edebilecekleri bir işe atanmaktadırlar. Ayrıca ileride ilgili meslek alanında iş kurmak kaydıyla girişimci olabilme hakkı elde etmektedirler.

Öğretmen’in kilit rol oynadığı ve öğretmen yetkinliğine yüksek önem verilen Avrupa Eğitim Sisteminde, öğrencilerin geleceğini etkileyecek tüm kritik kararlar, alanında uzmanlaşmış öğretmenler tarafından alınmakta ve tüm süreçler yine öğretmenlerce yönlendirilmektedir.

Cüneyt Aksoy

  • Site Yorum

Bir yorum bırak